Terapi süreci her zaman aynı hızda ilerlemez. Bazı dönemlerde danışan kendisini daha rahat ifade edebilirken bazı konulara yaklaşmak zorlaşabilir. Bazen de görüşmeler devam ettiği halde danışan, terapide ilerleme olmadığını düşünebilir.
Bu durumlar terapide direnç veya duraklama kavramlarıyla ele alınabilir. Ancak direnç, danışanın terapiye karşı çıkması ya da iş birliği yapmak istememesi anlamına gelmez. Bazen kişinin zorlayıcı bir konuyu ele almaya henüz hazır olmaması, bazen de kullanılan yöntemin veya terapi sürecinin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle terapide yaşanan duraklama, tek başına olumsuz bir durum olarak değerlendirilmez. Önemli olan, bu durumun neden ortaya çıktığını anlamaktır.
Terapide direnç nedir?
Terapide direnç, kişinin bazı düşünce, duygu veya yaşantılarla çalışırken zorlanması ve bunlardan uzaklaşma eğilimi göstermesi şeklinde ortaya çıkabilir.
Örneğin kişi:
- Belirli konular açıldığında konuyu değiştirebilir.
- Zorlayıcı bir konu gündeme geldiğinde sürekli başka ayrıntılara geçebilir.
- Duygularını konuşmak yerine yalnızca olayları anlatabilir.
- Seansları sık sık ertelemeye başlayabilir.
- Terapi sırasında yaşadığı rahatsızlığı paylaşmakta zorlanabilir.
- Terapide ele alınan bazı çalışmaları günlük yaşamında uygulamakta güçlük yaşayabilir.
Ancak bu davranışların her biri tek başına “direnç” anlamına gelmez.
Örneğin bir danışanın seansı iptal etmesi gerçekten yoğun bir iş haftasından kaynaklanabilir. Bir çalışmanın uygulanmaması zaman yetersizliğiyle ilgili olabilir. Bu nedenle davranışın kendisinden çok, terapi süreci içindeki anlamı ve tekrar eden örüntü değerlendirilir.
Direnç neden ortaya çıkabilir?
Terapi sırasında bazı konuların konuşulması zor olabilir. Özellikle kişinin uzun süredir kaçındığı, utanç duyduğu, suçluluk hissettiği veya yoğun duygular yaşadığı konular gündeme geldiğinde terapi geçici olarak daha zorlayıcı hale gelebilir.
Bunun yanında:
- Değişim konusunda kararsızlık,
- Geçmiş deneyimlerle ilgili yoğun duygular,
- Terapi sürecine veya terapiste ilişkin güvensizlik,
- Terapide ele alınan konunun kişiye uygun olmayan bir zamanda gündeme gelmesi,
- Kullanılan yöntemin danışanın ihtiyacına tam olarak uymaması
gibi farklı nedenler de süreci etkileyebilir.
Bu nedenle terapide yaşanan zorlanmayı hemen “danışanın direnci” olarak değerlendirmek yerine, sürecin tamamına bakmak gerekir.
Terapide duraklama nedir?
Bazı dönemlerde terapi görüşmeleri devam eder ancak danışan belirgin bir ilerleme hissetmeyebilir.
Örneğin başlangıçta belirlenen sorunlar üzerinde çalışılmasına rağmen günlük yaşamda değişiklik görülmeyebilir. Ya da başlangıçta hızlı ilerleyen bir süreç bir süre sonra daha yavaş hale gelebilir.
Bu durum terapide duraklama olarak değerlendirilebilir.
Duraklama her zaman terapinin işe yaramadığı anlamına gelmez. Bazı konuların daha fazla zamana ihtiyaç duyması mümkün olduğu gibi, terapi hedeflerinin veya kullanılan yaklaşımın yeniden değerlendirilmesi de gerekebilir.
Direnç ve duraklama arasındaki fark nedir?
Direnç daha çok belirli bir konuya yaklaşırken ortaya çıkan kaçınma veya zorlanma üzerinden değerlendirilebilir.
Duraklamada ise terapi süreci devam ettiği halde beklenen değişimin ortaya çıkmaması veya ilerlemenin yavaşlaması söz konusu olabilir.
İki durum birbirinden tamamen ayrı olmak zorunda değildir. Bazen belirli bir konudaki kaçınma terapideki ilerlemeyi yavaşlatabilir. Bazen de ilerleme olmamasının nedeni danışanın kendisiyle ilgili değil, terapi yönteminin veya hedeflerin yeniden ele alınmasını gerektiren bir durum olabilir.
Terapide direnç olduğunda ne yapılır?
Amaç direnci ortadan kaldırmak veya danışanı belirli bir konuyu konuşmaya zorlamak değildir.
Öncelikle kişinin neden zorlandığı anlaşılmaya çalışılır. Örneğin belirli bir konu açıldığında yaşanan rahatsızlık, terapistin yaklaşımı veya terapi sürecine ilişkin bir düşünce birlikte ele alınabilir.
Bazen danışanın “Bu konuyu konuşmak benim için zor” demesi bile terapi açısından önemli bir başlangıçtır.
Terapi sürecinde danışanın kendisini güvende hissetmesi ve konuşulan konuların kendi hızında ele alınabilmesi önemlidir.
Terapi sürecinde kullanılan yöntem değiştirilebilir mi?
Evet. Terapi sürecinde ilerleme beklenen şekilde gerçekleşmiyorsa kullanılan yöntem veya çalışma biçimi yeniden değerlendirilebilir.
Bunun için:
- Başlangıçta belirlenen hedefler,
- Mevcut ihtiyaçlar,
- Kullanılan terapi yaklaşımı,
- Seansların sıklığı,
- Terapi sürecinde ortaya çıkan değişiklikler
birlikte gözden geçirilebilir.
Bazen aynı yöntem farklı bir şekilde uygulanarak devam edilebilir. Bazen terapi hedefleri yeniden belirlenebilir. Bazı durumlarda ise başka bir terapi yaklaşımının veya farklı bir uzmanın değerlendirilmesi daha uygun olabilir.
Terapi sürecini yeniden değerlendirmek, başarısızlık anlamına gelmez. Aksine çalışmanın danışanın ihtiyacına uygun şekilde sürdürülmesi açısından önemlidir.
Terapist ile yaşanan uyumsuzluk duraklama yaratabilir mi?
Evet. Terapi sürecindeki uyum, çalışmanın önemli bir parçasıdır.
Danışan terapist tarafından anlaşılmadığını, yargılandığını veya kullanılan yaklaşımın kendisine uygun olmadığını hissedebilir. Böyle bir durumda yaşanan güçlük yalnızca danışanın “direnci” olarak değerlendirilmemelidir.
Terapistle ilgili rahatsızlıkların da terapi içinde konuşulabilmesi önemlidir.
Bazen bu konuşma terapötik ilişkinin güçlenmesine yardımcı olur. Bazen de farklı bir terapistle çalışmanın daha uygun olduğu sonucuna varılabilir.
Bu nedenle terapi sürecinde yaşanan uyumsuzluğu fark etmek ve ifade etmek, terapiye devam etmeyi zorlaştıran bir durum olduğu kadar, doğru çalışma biçimini bulmaya yardımcı olan bir bilgi de olabilir.
Daha ayrıntılı bilgi için terapist ile uyum yazısına bakabilirsiniz.
Seanslara devam etmekte zorlanıyorsam ne yapmalıyım?
Terapiye gelmek istemediğinizi fark ettiğinizde bunu terapistinizle paylaşabilirsiniz.
Özellikle seansları erteleme veya iptal etme isteği belirli konuların konuşulduğu dönemlerde ortaya çıkıyorsa, bu durum terapi içinde ele alınabilir.
Bununla birlikte her iptal veya ertelemenin psikolojik bir anlamı olmak zorunda değildir. Günlük yaşam, iş yoğunluğu, hastalık veya başka koşullar da görüşmelere devam etmeyi zorlaştırabilir.
Önemli olan tek bir davranıştan sonuç çıkarmak yerine sürecin genelini değerlendirmektir.
Terapide ilerleme olmadığını düşünüyorsam ne yapmalıyım?
Böyle hissettiğinizde bunu terapistinizle doğrudan paylaşmanız önemlidir.
“Bir süredir ilerleme göremiyorum” veya “Bu çalışmanın bana fayda sağlayıp sağlamadığından emin değilim” demek, terapi sürecinin değerlendirilmesi için önemli bir bilgi sağlar.
Bu konuşmanın ardından terapi hedefleri, kullanılan yöntem ve görüşme sıklığı yeniden değerlendirilebilir.
Bazen terapiye devam etmek uygun olabilir. Bazen farklı bir çalışma biçimine geçmek, başka bir uzmandan destek almak veya terapiyi sonlandırmak daha doğru bir seçenek olabilir.
Terapide zorlanmak normal midir?
Terapi sürecinde zorlayıcı dönemler yaşanabilir. Özellikle kişinin uzun süredir kaçındığı düşünce, duygu veya yaşantılar ele alındığında kendisini daha hassas hissetmesi mümkündür.
Ancak terapinin sürekli olarak ağır, güvensiz veya kişinin baş etmekte zorlandığı bir deneyime dönüşmesi beklenen bir durum değildir.
Bu nedenle terapi sırasında yaşanan zorlanmanın terapist ile paylaşılması önemlidir. Terapi sürecinin hızı ve ele alınan konular kişinin ihtiyaçlarına göre yeniden değerlendirilebilir.
Terapiyi sonlandırmak gerekebilir mi?
Bazı durumlarda terapi sürecinin sonlandırılması uygun olabilir.
Belirlenen hedeflere ulaşılmış olabilir, danışanın terapi desteğine olan ihtiyacı azalmış olabilir veya mevcut terapi yaklaşımının ihtiyaçlara uygun olmadığı düşünülebilir.
Bazen de danışan ile terapist arasındaki uyumun yeterli olmadığı görülür.
Sonlandırma kararı da terapi sürecinin bir parçasıdır. Bu konuyu daha ayrıntılı olarak Terapinin Sonlandırılması yazısında ele aldım.
Terapide duraklama her zaman sorun mudur?
Hayır. Terapi sürecinde ilerlemenin zaman zaman yavaşlaması mümkündür.
Burada önemli olan duraklamanın ne kadar sürdüğü, neden ortaya çıktığı ve danışanın terapi hedefleri açısından ne anlama geldiğidir.
Bazen daha fazla zamana ihtiyaç vardır. Bazen terapi hedeflerinin yeniden belirlenmesi gerekir. Bazen kullanılan yöntem değiştirilebilir. Bazı durumlarda ise terapiyi sonlandırmak veya farklı bir uzmandan destek almak daha uygun olabilir.
Bu değerlendirme, danışan ve terapist arasındaki görüşmelerle yapılır.
Terapide Direnç veya Duraklama Yaşadığımda Ne Yapmalıyım?
Terapi sürecinde bir süredir ilerleme olmadığını düşünüyor, belirli konuları konuşmakta zorlanıyor veya terapiye devam etmek konusunda kararsızlık yaşıyorsanız, bunu terapistinizle paylaşabilirsiniz.
Bu tür durumlar terapi sürecinin dışında tutulması gereken problemler değildir. Aksine terapi içinde konuşulabilecek önemli konulardır.
Terapinin hedefleri, kullanılan yaklaşım, görüşme sıklığı ve terapist ile danışan arasındaki çalışma ilişkisi birlikte değerlendirilebilir. Gerektiğinde terapi planında değişiklik yapılabilir veya farklı bir uzmandan destek alınabilir.
Terapi sürecimin nasıl ilerlediği ve çalışma yaklaşımım hakkında daha fazla bilgi için Hakkında sayfasını inceleyebilir, bireysel terapi hakkında bilgi almak için Bireysel Terapi sayfasına bakabilirsiniz.