Klinik Psikolog
Tuğçe Orel Cesur
Rehber

Terapiye Başlamaya Karar Vermek: Ne Zaman ve Nasıl Başlanır?

Terapiye başlama kararı herkes için aynı şekilde verilmez. Bazı kişiler yaşadıkları bir olayın ardından destek almaya karar verirken bazıları uzun süredir devam eden bir güçlüğün günlük yaşamlarını etkilemeye başladığını fark ettiğinde başvurur. İlgili hizmet: Bireysel Terapi.

Terapiye başlama kararı herkes için aynı şekilde verilmez. Bazı kişiler yaşadıkları bir olayın ardından destek almaya karar verirken bazıları uzun süredir devam eden bir güçlüğün günlük yaşamlarını etkilemeye başladığını fark ettiğinde başvurur.

Karar vermeyi zorlaştıran şey çoğu zaman terapiye ihtiyaç olup olmadığından çok, “Gerçekten başlamalı mıyım?”, “Ya anlatamazsam?” veya “Bunu kendim çözmem gerekmiyor mu?” gibi sorulardır.

Terapiye başlamak için hayatınızdaki her şeyin tamamen kontrolünüzden çıkmasını beklemeniz gerekmez. Günlük yaşamınızı, ilişkilerinizi, işlevselliğinizi veya kendinizle kurduğunuz ilişkiyi etkileyen bir durum uzun süredir devam ediyorsa psikolojik destek seçeneklerini değerlendirebilirsiniz.

Terapiye başlama kararı neden zor olabilir?

Bir sorun yaşandığında bunun zamanla kendiliğinden düzeleceğini düşünmek oldukça yaygındır. Bazen gerçekten de zaman, koşulların değişmesi veya kişinin kendi kaynaklarını kullanması yeterli olabilir.

Ancak bazı durumlarda güçlük devam eder ve günlük yaşamın farklı alanlarına yayılmaya başlar. Uyku düzeninin bozulması, sürekli kaygı hissetmek, ilişkilerde tekrar eden çatışmalar yaşamak, işe veya sorumluluklara odaklanmakta zorlanmak ya da uzun süredir kendini mutsuz hissetmek bunlara örnek olabilir.

Burada önemli olan yalnızca yaşanan durumun ne kadar ağır olduğu değildir. Ne kadar süredir devam ettiği ve yaşamınızı ne ölçüde etkilediği de dikkate alınabilir.

Terapiye başlamak için mutlaka belirli bir tanıya sahip olmak gerekmez. Kişi kendisini anlamakta, yaşadığı güçlüğü değerlendirmekte veya hayatındaki tekrar eden örüntüler üzerinde çalışmakta zorlanıyorsa da psikolojik destek almayı düşünebilir.

“Bunu kendim çözmeliyim” düşüncesi

Psikolojik destek alma kararını zorlaştıran düşüncelerden biri, kişinin yaşadığı güçlüğü tek başına çözmesi gerektiğini düşünmesidir.

Destek almak kişinin kendi sorunlarıyla baş edemediği anlamına gelmez. Terapi, kişinin yaşadığı durumu daha ayrıntılı değerlendirebildiği, düşünce ve davranış örüntülerini fark edebildiği ve ihtiyaç duyduğu değişimler üzerinde çalışabildiği profesyonel bir süreçtir.

Bu nedenle terapiye başlamak bir başarısızlık göstergesi olarak değerlendirilmemelidir.

İlk görüşme terapiye devam etme zorunluluğu anlamına gelmez

İlk psikolog görüşmesi, terapi sürecinin nasıl ilerleyebileceğini değerlendirmek için önemli bir başlangıçtır. Bu görüşmede sizi başvurmaya getiren konu, yaşadığınız güçlüğün ne zamandır devam ettiği, günlük yaşamınıza etkileri ve daha önce denediğiniz yöntemler konuşulabilir.

Aynı zamanda görüşmenin çerçevesi, gizlilik, seans sıklığı ve çalışma biçimi hakkında bilgi verilir.

İlk görüşmede hayatınızla ilgili bütün ayrıntıları anlatmanız gerekmez. Bazı konuları konuşmak zaman alabilir ve güven oluştukça daha ayrıntılı şekilde ele alınabilir.

İlk görüşme sonrasında terapistle kurduğunuz iletişimi ve çalışma biçimini değerlendirerek devam edip etmeyeceğinize karar verebilirsiniz. Terapist ile uyum, terapi sürecinin önemli parçalarından biridir. Bu konuyu ayrıca Terapist ile Uyum Nasıl Anlaşılır? yazısında ele aldım.

Terapiye başlamadan önce neleri düşünebilirsiniz?

Randevu almadan önce her şeyi ayrıntılı şekilde hazırlamanız gerekmez. Ancak birkaç temel noktayı düşünmek ilk görüşmeyi kolaylaştırabilir:

  • Sizi terapiye başvurmaya yönelten temel konu nedir?
  • Bu durum ne zamandır devam ediyor?
  • Günlük yaşamınızda hangi alanları etkiliyor?
  • Daha önce bu konuda neler denediniz?
  • Terapiden ne bekliyorsunuz?

Bunların cevaplarının net olması da gerekmez. Örneğin “Son zamanlarda kendimi sürekli kaygılı hissediyorum” veya “Eşimle aynı konularda tekrar tekrar tartışıyoruz” demeniz başlangıç için yeterli olabilir.

Terapiye hangi nedenle başvurduğunuzu tek bir cümleyle açıklayamamanız da oldukça anlaşılırdır. İlk görüşmenin bir amacı da bu konuyu birlikte daha anlaşılır hale getirmektir.

Terapi sıklığı nasıl belirlenir?

Terapi sıklığı kişinin ihtiyaçlarına, çalışılan konuya ve terapi sürecinin aşamasına göre değerlendirilir.

Başlangıç döneminde haftalık görüşmeler tercih edilebilir. Böylece görüşmeler arasında yaşananlar daha düzenli şekilde takip edilebilir ve terapi sürecinin sürekliliği korunabilir.

Bununla birlikte herkesin çalışma düzeni, ulaşım koşulları ve günlük sorumlulukları farklıdır. Bu nedenle seans sıklığı kişinin koşulları da dikkate alınarak değerlendirilir.

Süreç ilerledikçe görüşmelerin sıklığında değişiklik yapılması da mümkündür. Bunun ne zaman ve nasıl yapılacağı, terapi sürecindeki ihtiyaçlara göre birlikte değerlendirilir.

Terapi sürecinin ne kadar süreceği konusunda baştan kesin bir süre vermek de mümkün değildir. Çalışılan konu, hedefler, kişinin ihtiyaçları ve süreç içerisindeki ilerleme bu süreyi etkileyebilir.

Terapiye başlamadan önce terapist seçimi

Terapiye başlama kararı kadar, çalışacağınız uzmanı seçmek de önemlidir.

Uzmanın eğitimini, mesleki yetkinliklerini, çalışma alanlarını ve bağlı olduğu profesyonel çerçeveyi inceleyebilirsiniz. Özellikle başvurduğunuz konu ile uzmanın çalışma alanının örtüşmesi önemlidir.

Bunun yanında terapi sırasında kendinizi ifade edebilmeniz, sorularınızı rahatça sorabilmeniz ve terapistle çalışma biçiminizi konuşabilmeniz de terapötik uyum açısından değerlidir.

İlk görüşmede yaşanan heyecan veya çekingenlik tek başına uyumsuzluk anlamına gelmez. Ancak süreç içerisinde kendinizi sürekli yargılanmış, anlaşılmamış veya ifade etmekte zorlanıyor hissediyorsanız bunu terapistle konuşmak önemlidir.

Gerekli olduğunda terapist değişikliği de değerlendirilebilir. Bu, terapiye devam edememek veya sürecin başarısız olduğu anlamına gelmez.

Terapi sürecinde gizlilik nasıl ele alınır?

Terapiye başlamadan önce danışanların en sık merak ettiği konulardan biri gizliliktir.

Görüşmelerde konuşulanlar ve danışanın terapi aldığı bilgisi genel olarak gizlilik çerçevesinde korunur. Bununla birlikte ciddi ve yakın zarar riski, çocuk istismarı gibi yasal bildirim gerektiren durumlar veya mahkeme kararı gibi gizliliğin sınırlandığı bazı durumlar bulunur.

Bu çerçevenin terapi sürecinin başlangıcında açıkça konuşulması önemlidir.

Özellikle çift ve aile terapilerinde gizlilik konusu ayrıca ele alınmalıdır. Bir görüşmede paylaşılan bilginin diğer aile üyeleriyle nasıl ele alınacağı önceden belirlenen çalışma çerçevesi içerisinde değerlendirilir.

Gizlilik konusunu daha ayrıntılı olarak Terapide Gizlilik İlkesi yazısında ele aldım.

Terapi ne sağlar, ne sağlamaz?

Terapi, kişinin hayatındaki bütün sorunları terapistin çözdüğü bir süreç değildir. Terapistin görevi kişinin yerine karar vermek, partnerini veya ailesini değiştirmek ya da yaşamındaki diğer kişileri ikna etmek değildir.

Terapi sürecinde kişinin yaşadığı güçlükleri anlaması, düşünce ve davranış örüntülerini fark etmesi, ilişkilerini değerlendirmesi ve ihtiyaç duyduğu değişimler üzerinde çalışması hedeflenebilir.

Bazı kişiler birkaç görüşme içerisinde belirli bir konuda rahatlama yaşayabilir. Bazı konuların çalışılması ise daha uzun bir zamana ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle terapiyi belirli sayıda görüşme sonunda mutlaka tamamlanması gereken bir süreç olarak değerlendirmek doğru olmayabilir.

Terapi sürecinin nasıl sonlandırılacağı da ayrıca konuşulabilir. Bu konuyu Terapinin Sonlandırılması yazısında ayrıntılı olarak ele aldım.

İlaç tedavisi gerektiğinde ne olur?

Psikologlar ilaç yazmaz. Görüşmeler sırasında psikiyatri değerlendirmesinin gerekli olduğu düşünülen bir durum ortaya çıkarsa danışan ilgili hekime yönlendirilebilir.

Psikoterapi ve psikiyatri desteği bazı durumlarda birlikte yürütülebilir. Bu iki süreç birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir; ihtiyaçlara göre birbirini destekleyebilir.

Kendinize veya başka bir kişiye yönelik ciddi ve yakın bir zarar verme riski varsa terapi randevusunu beklemek yerine 112 Acil Çağrı Merkezi ile iletişime geçilmelidir.

Terapiye başlamaya karar verirken kendinize ne sorabilirsiniz?

Karar vermekte zorlanıyorsanız kendinize şu soruları sorabilirsiniz:

  • Yaşadığım güçlük ne zamandır devam ediyor?
  • Günlük yaşamımı, ilişkilerimi veya işlevselliğimi etkiliyor mu?
  • Kendi başıma denediğim yöntemler yeterli oluyor mu?
  • Bu konuda daha önce tekrar eden bir örüntü fark ediyor muyum?
  • Terapiye başlarsam neyin değişmesini umuyorum?
  • Bir uzmandan destek almak konusunda beni durduran şey ne?

Bu soruların cevaplarının kesin olması gerekmez. Bazen terapiye başlama kararı, bütün soruların cevaplarını bulduktan sonra değil, bu soruları bir uzmanla birlikte değerlendirmeye hazır olduğunuzu fark ettiğinizde netleşir.

Terapiye başlamak için ilk adım nedir?

Terapiye başlamak için öncelikle sizi başvurmaya yönelten konuyu ve destek alma ihtiyacınızı değerlendirebilirsiniz. Ardından çalışmak istediğiniz konuya uygun bir uzmanın eğitimini ve çalışma alanlarını inceleyerek ilk görüşme için randevu oluşturabilirsiniz.

İlk görüşme, terapiye kesin olarak devam edeceğiniz anlamına gelmez. Görüşmenin ardından sürecin sizin için uygun olup olmadığını, terapistle kurduğunuz iletişimi ve çalışma çerçevesini değerlendirebilirsiniz.

Ben de ilk görüşmede başvuru nedeninizi, ihtiyaçlarınızı ve terapi sürecinin sizin için nasıl yapılandırılabileceğini birlikte değerlendiriyorum. Çalışma alanımın dışında kalan veya farklı bir uzmanlık gerektiren durumlarda uygun yönlendirmeyi yapıyorum.

Çorlu’daki kliniğimde yetişkinlerle bireysel terapi çalışmalarının yanı sıra çift, aile, çocuk ve ergenlerle de çalışıyorum. Yüz yüze ve online görüşme seçenekleri hakkında bilgi almak veya randevu oluşturmak için iletişim sayfasındaki kanalları kullanabilirsiniz.

Kaynaklar

Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır; tanı koymaz, tedavi önermez ve acil müdahalenin yerine geçmez. Klinik karar görüşmede verilir. İlaç yazılmaz. Yakın risk, kendine zarar düşüncesi veya şiddet tehdidi varsa 112'yi arayın. Bu klinik acil servis değildir. Sosyal destek için 183 hattı kullanılabilir.