Terapi sürecinde gizlilik, danışanın kendisini rahatça ifade edebilmesinin temel koşullarından biridir. Bir kişinin terapi sırasında anlattığı kişisel bilgiler, yaşantılar, düşünceler ve duyguların korunması terapötik ilişkinin önemli bir parçasıdır.
Psikolog gizliliği yalnızca seans sırasında konuşulan konularla sınırlı değildir. Danışanın terapiye başvurup başvurmadığı, randevu bilgileri ve terapi sürecine ilişkin bilgiler de mahremiyet kapsamında değerlendirilir.
Bununla birlikte terapide gizlilik mutlak bir kural değildir. Kendine veya başkasına yönelik ciddi ve yakın bir zarar riski, çocuk istismarı gibi yasal bildirim yükümlülükleri veya mahkeme kararı gibi durumlarda gizliliğin sınırları gündeme gelebilir.
Bu yazıda terapide gizlilik ilkesinin ne anlama geldiğini, hangi bilgilerin korunduğunu, gizliliğin istisnalarının neler olduğunu ve online, çift ve aile terapilerinde mahremiyetin nasıl ele alındığını açıklıyorum.
Terapide gizlilik neden önemlidir?
Terapi sırasında kişinin kendisini açıkça ifade edebilmesi için görüşmenin güvenli bir çerçevede ilerlemesi gerekir.
Danışan; düşüncelerini, duygularını, ilişkilerini, yaşadığı güçlükleri veya paylaşmakta zorlandığı deneyimleri terapistle konuşabilmelidir. Bu nedenle terapi sürecinde paylaşılan bilgilerin nasıl korunduğunun bilinmesi önemlidir.
Terapide gizlilik, terapistin danışanın paylaştığı bilgileri izinsiz şekilde üçüncü kişilerle paylaşmaması anlamına gelir.
Bu kapsamda yalnızca seansın içeriği değil, danışanın terapiye devam edip etmediği veya randevu bilgileri gibi bilgiler de önem taşır.
Örneğin bir yakının terapisti arayarak “Eşim sizinle görüşüyor mu?” diye sorması durumunda, danışanın onayı olmadan bu bilgi paylaşılmaz.
Danışanın açık onayı olmadığı sürece terapi sürecine ilişkin bilgiler yakınlarla, arkadaşlarla, işverenle veya başka kişilerle paylaşılmaz.
Terapide hangi bilgiler gizli tutulur?
Gizlilik kapsamında değerlendirilebilecek bilgiler oldukça geniştir. Örneğin:
- Seanslarda konuşulan kişisel bilgiler
- Danışanın yaşadığı psikolojik ve duygusal güçlükler
- Terapi sürecine ilişkin notlar
- Randevu bilgileri
- Danışanın terapiye başvurup başvurmadığı
- Danışanın paylaştığı özel yaşam bilgileri
- Değerlendirme ve terapi sürecine ilişkin bilgiler
Bu bilgilerin paylaşılması gerektiğinde öncelikle paylaşımın amacı, kapsamı ve hukuki/etik dayanağı değerlendirilir.
Danışanın onayı gereken durumlarda ise mümkün olduğunca hangi bilginin, kiminle ve hangi amaçla paylaşılacağı netleştirilir.
Terapide gizliliğin istisnaları nelerdir?
Terapide gizlilik önemli bir ilke olmakla birlikte her koşulda sınırsız değildir.
Gizliliğin sınırlarının gündeme gelebileceği durumlar arasında özellikle:
- Kişinin kendisine yönelik ciddi ve yakın bir zarar riski bulunması,
- Başka bir kişiye yönelik ciddi ve yakın bir zarar riski bulunması,
- Çocuk istismarı veya benzeri durumlarda yasal bildirim yükümlülüğünün doğması,
- Yetkili bir mahkeme kararı bulunması
gibi durumlar yer alabilir.
Burada önemli olan, gizliliğin istisnasının mümkün olduğunca gerekli olan bilgi ve kapsamla sınırlı tutulmasıdır.
Örneğin mahkeme kararı belirli bir bilginin paylaşılmasını gerektiriyorsa, bu durum terapistin terapi sürecindeki bütün bilgileri sınırsız şekilde paylaşabileceği anlamına gelmez.
Kendine veya başkasına zarar verme riski olduğunda ne olur?
Her olumsuz düşünce veya yoğun duygusal sıkıntı acil risk anlamına gelmez. Risk değerlendirilirken durumun niteliği ve ciddiyeti ele alınır.
Özellikle kişinin kendisine veya başka bir kişiye yönelik ciddi ve yakın bir zarar riski söz konusu olduğunda güvenliğin sağlanması öncelik kazanır.
Böyle bir durumda gerekli görülen güvenlik adımları ve uygun sağlık hizmetlerine yönlendirme değerlendirilir.
Acil ve ciddi risk durumlarında 112 Acil Çağrı Merkezi ve gerekli tıbbi hizmetlerden yararlanılması gerekir. Terapi görüşmesi acil tıbbi müdahalenin yerine geçmez.
112 hangi durumlarda önemlidir?
Psikoterapi, acil sağlık hizmetinin yerine geçen bir hizmet değildir.
Kişinin kendisine veya başka bir kişiye yönelik ciddi ve yakın zarar riski, ağır bilinç değişikliği, zehirlenme veya acil tıbbi değerlendirme gerektiren başka bir durum söz konusu olduğunda 112 Acil Çağrı Merkezi'nden veya uygun sağlık kuruluşlarından yardım alınmalıdır.
Bu nedenle terapi sürecinde gizliliğin sınırlarını bilmek önemlidir. Acil bir durumda terapistin seans sırasında bu durumu tek başına çözmesi beklenmez; gerekli sağlık ve güvenlik hizmetlerine ulaşılması gerekir.
Özellikle online terapi sürecinde bu konu ayrıca önem taşır. Görüşme sırasında danışanın fiziksel olarak bulunduğu yer terapistten farklı olduğu için acil durumda hangi konumda olduğunun bilinmesi ve gerektiğinde ulaşılabilecek bir kişinin bulunması güvenlik planlamasının parçası olabilir.
Çift ve aile terapisinde gizlilik nasıl ele alınır?
Çift terapisi ve aile terapisinde gizlilik, bireysel terapiden biraz daha farklı bir çerçevede ele alınır. Çünkü görüşmede birden fazla kişi bulunur ve terapist aynı anda birden fazla kişinin terapi sürecini yürütür.
Bu nedenle çift veya aile terapisine başlamadan önce gizlilik çerçevesinin açıkça konuşulması önemlidir.
Örneğin eşlerden biri bireysel bir görüşmede diğer eşten saklanan önemli bir bilgiyi paylaştığında, bu bilginin çift terapisi açısından nasıl ele alınacağı terapötik çerçeve içinde değerlendirilmelidir.
Burada terapistin taraflardan biriyle gizli bir ittifak oluşturmasını önleyecek sınırların belirlenmesi önemlidir.
Aile terapisinde de benzer şekilde çocuğun veya aile üyelerinin paylaştığı her bilginin otomatik olarak diğer aile üyelerine aktarılması söz konusu değildir. Paylaşımın kapsamı; yaş, gelişim düzeyi, terapi süreci ve güvenlik açısından değerlendirilir.
Çocuklarla ilgili bu konuya daha ayrıntılı olarak Çocuk Terapisinde Ebeveynin Rolü yazımda da değiniyorum.
Çocuğun terapide anlattıkları ebeveynle paylaşılır mı?
Çocuk ve ergenlerle yapılan terapilerde gizlilik konusu yaşa ve gelişim düzeyine göre değerlendirilir.
Çocuğun terapi sırasında anlattığı her ayrıntının ebeveynle paylaşılması, özellikle daha büyük çocuklarda terapötik güveni etkileyebilir. Bu nedenle ebeveynin terapi sürecine ilişkin bilgilendirilmesi ile çocuğun görüşmede paylaştığı özel ayrıntıların korunması arasında bir denge kurulması gerekir.
Bununla birlikte çocuğun güvenliğiyle ilgili ciddi bir risk veya yasal bildirim yükümlülüğü söz konusu olduğunda gizliliğin sınırları farklı şekilde değerlendirilir.
Bu çerçevenin ilk görüşmelerde ebeveynle açık şekilde konuşulması önemlidir.
Süpervizyonda gizlilik nasıl korunur?
Psikoterapi uygulamalarında süpervizyon, terapistin mesleki gelişimini ve yürüttüğü çalışmaları değerlendirmesi açısından önemli bir süreçtir.
Bir vaka süpervizyonda ele alındığında danışanın kimliğini doğrudan ortaya çıkarabilecek bilgilerin korunması gerekir. Vakanın amacı, terapistin çalışma biçimini değerlendirmek ve gerektiğinde farklı bakış açıları kazanmaktır.
Danışanın özel yaşamı veya kişisel bilgileri süpervizyon kapsamında gelişigüzel şekilde paylaşılmaz.
Terapi notları ve kayıtlar gizli midir?
Terapi sürecinde klinik değerlendirme ve sürecin takibi amacıyla gerekli mesleki notlar tutulabilir. Bu notların gizliliğinin korunması gerekir.
Bir kurum, işveren, okul, sigorta şirketi veya başka bir kişi terapi sürecine ilişkin bilgi talep ettiğinde, talebin niteliği ve paylaşımın hukuki/etik dayanağı değerlendirilir.
Danışanın onayının gerekli olduğu durumlarda, paylaşımın kapsamının mümkün olduğunca belirli tutulması önemlidir.
Benzer şekilde terapi görüşmelerinin ses veya görüntü kaydının alınması da ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur. Terapi görüşmelerinin kayıt altına alınması, danışanın ve terapistin mahremiyeti açısından dikkat gerektirir.
Online terapide gizlilik nasıl korunur?
Online terapide de temel gizlilik ilkeleri geçerlidir. Ancak görüşmenin gerçekleştiği fiziksel ortam, mahremiyet açısından ayrıca önem kazanır.
Görüşmenin mümkün olduğunca başkalarının duyamayacağı, kapalı ve özel bir ortamda yapılması gerekir. Evde başka kişilerin bulunması, kapının açık olması veya konuşmaların duyulabilecek durumda olması danışanın kendisini ifade etmesini zorlaştırabilir.
Bu nedenle online görüşmelerde hem terapistin hem de danışanın görüşme ortamının gizliliğine dikkat etmesi gerekir.
Online terapi ve yüz yüze terapi arasındaki farkları daha ayrıntılı olarak Online Terapi ile Yüz Yüze Görüşme Arasındaki Farklar yazımda ele alıyorum.
Gizlilik ile mahremiyet arasındaki fark nedir?
Gizlilik ve mahremiyet birbirine yakın kavramlar olsa da aynı anlama gelmez.
Mahremiyet, kişinin özel alanının ve kişisel bilgilerinin korunmasını ifade eder. Gizlilik ise paylaşılan bilgilerin kimlerle paylaşılabileceği ve hangi koşullarda korunacağıyla ilgilidir.
Terapi sürecinde her ikisinin de korunması gerekir.
Örneğin bir danışanın terapiye devam ettiğinin üçüncü bir kişiyle paylaşılmaması gizlilikle ilgilidir. Seans sırasında özel yaşamına ilişkin paylaştığı bilgilerin korunması ise hem mahremiyet hem de gizlilik açısından değerlendirilir.
Terapist gizliliği konusunda soru sormak normal midir?
Evet. Terapiye başlamadan önce gizlilik konusunda soru sormak oldukça normaldir.
Örneğin:
- Seanslarda konuşulan bilgiler nasıl korunuyor?
- Terapi notları tutuluyor mu?
- Notlara kimler erişebilir?
- Hangi durumlarda gizliliğin sınırları değişir?
- Online görüşmelerde gizlilik nasıl sağlanıyor?
- Gerekli olduğunda bilgi paylaşımı nasıl yapılıyor?
gibi sorular sorabilirsiniz.
Bu konuların ilk görüşmelerde açık şekilde konuşulması, terapi sürecinin çerçevesinin anlaşılmasına yardımcı olur.
Ben de terapi sürecinin başında gizlilik ilkesini ve gizliliğin sınırlarını danışanla açık şekilde konuşmayı önemli buluyorum. Böylece danışan, hangi bilgilerin korunduğunu ve hangi durumlarda farklı bir değerlendirme yapılabileceğini önceden bilir.
Sonuç: Terapide gizlilik güvenli bir çalışma alanı oluşturur
Terapide gizlilik, danışanın kendisini ifade edebilmesini destekleyen temel mesleki ve etik ilkelerden biridir.
Seanslarda konuşulan kişisel bilgilerin, terapiye başvuru bilgilerinin ve terapi sürecine ilişkin verilerin korunması gerekir. Bununla birlikte gizlilik sınırsız değildir. Ciddi ve yakın zarar riski, çocuk istismarı gibi yasal yükümlülükler veya mahkeme kararı gibi durumlarda gizliliğin sınırları yeniden değerlendirilir.
Bu sınırların terapiye başlamadan önce bilinmesi, danışanın süreç hakkında daha açık ve gerçekçi bir çerçeveye sahip olmasına yardımcı olur.
Terapi süreci, çalışma çerçevesi ve mesleki yaklaşımım hakkında Hakkında sayfasından bilgi edinebilirsiniz. Terapiye başlamadan önce nelere dikkat edilebileceğini öğrenmek için Terapist ile Uyum Nasıl Anlaşılır? ve Terapiye Başlamaya Karar Vermek yazılarımı da okuyabilirsiniz.
Yakın ve ciddi bir risk veya acil sağlık durumu söz konusu olduğunda 112 Acil Çağrı Merkezi'ne başvurulmalıdır.