Klinik Psikolog
Tuğçe Orel Cesur
Rehber

Aile İçi İletişimde Çatışmalar: İletişim Kalıpları Nasıl Değişir?

Aile içinde zaman zaman anlaşmazlık yaşanması oldukça doğaldır. Önemli olan çatışmanın hiç yaşanmaması değil, aile üyelerinin anlaşmazlıkları nasıl ele aldığı ve iletişimin zaman içinde nasıl şekillendiğidir. İlgili hizmet: Aile Terapisi.

Aile içinde zaman zaman anlaşmazlık yaşanması oldukça doğaldır. Önemli olan çatışmanın hiç yaşanmaması değil, aile üyelerinin anlaşmazlıkları nasıl ele aldığı ve iletişimin zaman içinde nasıl şekillendiğidir.

Aynı konu tekrar tekrar tartışılıyor, bazı konular konuşulamıyor veya aile üyeleri birbirlerini anlamakta zorlanıyorsa, iletişim biçiminin ele alınması faydalı olabilir. Aile terapisinde bu süreçte yalnızca tek tek kişilerin davranışlarına değil, aile içinde tekrar eden iletişim ve ilişki kalıplarına da bakılır.

Aile içinde iletişim nasıl kuruluyor?

Aile içindeki iletişimde yalnızca ne söylendiği değil, nasıl söylendiği, hangi konuların konuşulabildiği ve anlaşmazlıkların nasıl ele alındığı da önemlidir.

Bazı ailelerde sorunlar açıkça konuşulabilirken, bazı ailelerde çatışmadan kaçınmak için konular ertelenebilir veya hiç konuşulmayabilir. Bir aile üyesi kendisini ifade etmekte zorlanırken başka bir aile üyesi konuşmayı daha fazla üstlenebilir.

Bu iletişim biçimleri zaman içinde tekrarlandığında aile içinde belirli kalıplar oluşabilir. Örneğin bir konu açıldığında konuşmanın kısa sürede tartışmaya dönüşmesi, aile üyelerinin birbirlerini dinlemeden cevap vermesi veya sorunların konuşulmadan geçiştirilmesi iletişimi zorlaştırabilir.

Aile terapisinde bu kalıplar birlikte ele alınarak aile üyelerinin birbirlerini daha iyi anlamaları ve ihtiyaçlarını daha açık ifade edebilmeleri üzerine çalışılabilir.

Çocuk aile içindeki çatışmalardan nasıl etkilenebilir?

Çocuklar aile içinde yaşanan çatışmaları yalnızca kendilerine doğrudan söylenen sözler üzerinden değerlendirmez. Evdeki iletişim biçimini, ebeveynlerin birbirlerine nasıl davrandığını ve yaşanan anlaşmazlıkların nasıl sonuçlandığını da gözlemlerler.

Sık tartışma, yoğun gerginlik veya iletişimin uzun süre kesilmesi bazı çocuklarda kaygı, içe kapanma, öfke, uyku sorunları veya davranış değişiklikleri şeklinde görülebilir. Ancak çocuğun gösterdiği her davranışın nedeni aile içi çatışma değildir. Çocuğun gelişimsel özellikleri, okul yaşantısı, arkadaş ilişkileri ve diğer yaşam olayları da değerlendirilmelidir.

Çocuğun çatışmaların ortasında bırakılması ayrıca önemlidir. Ebeveynler arasındaki sorunlarda çocuktan taraf seçmesi, mesaj taşıması veya diğer ebeveyn hakkında bilgi vermesi beklenmemelidir.

Ergenlerde gizlilik nasıl ele alınır?

Ergenlerle yürütülen terapi sürecinde, gencin kendisini açıkça ifade edebilmesi önemlidir. Görüşmede konuşulan her ayrıntının ebeveynlerle paylaşılması beklenmez.

Bununla birlikte, sürecin genel yönü ve evde nasıl destek olunabileceği konusunda ebeveynlerle gerekli ölçüde iletişim kurulabilir. Kendine zarar verme riski, başkasına zarar verme riski veya istismar gibi güvenliği ilgilendiren durumlarda gizlilik sınırları farklı şekilde değerlendirilir.

Bu nedenle ergen ve ebeveynlerle görüşmenin başında gizlilik çerçevesinin ve hangi durumlarda bilgi paylaşılabileceğinin açıklanması önemlidir.

“Sen hep” ve “sen hiç” dili çatışmayı nasıl etkiler?

“Sen zaten beni hiç dinlemiyorsun”, “Sen hep böyle yapıyorsun” gibi ifadeler belirli bir davranışı konuşmak yerine kişiyi genel olarak tanımlamaya başladığında karşı tarafın kendisini savunmasına neden olabilir.

Çatışma sırasında kişinin davranışını değerlendirmek yerine yaşanan durumu ve kendi ihtiyacını ifade etmek iletişimi daha açık hale getirebilir.

Örneğin:

“Sen beni hiç dinlemiyorsun.”

yerine,

“Konuşurken sözüm kesildiğinde kendimi ifade edemediğimi hissediyorum. Önce birbirimizi dinleyebileceğimiz bir şekilde konuşmak istiyorum.”

demek, konuşmayı suçlama üzerinden sürdürmek yerine yaşanan duruma odaklanmayı sağlar.

Bu değişiklik tek başına bütün aile içi sorunları çözmez. Ancak iletişimin nasıl sürdürüldüğünü değiştirmek için önemli bir başlangıç olabilir.

Susmak aile içindeki iletişimi nasıl etkiler?

Her sessizlik aynı anlama gelmez. Bir kişinin tartışma sırasında sakinleşmek için kısa süreli olarak konuşmaya ara vermesi ile sorunları sürekli olarak konuşmaktan kaçınması birbirinden farklıdır.

Özellikle önemli konuların sürekli ertelenmesi veya konuşulmaması, zaman içinde aile üyelerinin birbirlerinin ihtiyaçlarını anlamasını zorlaştırabilir.

Bu nedenle aile içinde iletişim çalışılırken yalnızca tartışmaların nasıl yaşandığı değil, hangi konuların konuşulamadığı ve aile üyelerinin zorlandıkları konuları nasıl ele aldıkları da değerlendirilir.

Aile içinde konuşma sırası neden önemlidir?

Çatışma sırasında herkesin aynı anda konuşması, söz kesilmesi veya karşı tarafın ne söyleyeceği tamamlanmadan cevap verilmesi iletişimi zorlaştırabilir.

Özellikle birden fazla kişinin dahil olduğu aile görüşmelerinde herkesin kendisini ifade edebilmesi için konuşma sırasının düzenlenmesi gerekebilir.

Bu, iletişimi katı kurallara bağlamak anlamına gelmez. Amaç, her aile üyesinin düşüncesini ve duygusunu ifade edebileceği, diğerlerinin de dinleyebileceği bir iletişim alanı oluşturmaktır.

Aile terapisinde bu tür iletişim biçimleri görüşme sırasında doğrudan ele alınabilir ve aile üyelerinin birbirlerini dinleme ve kendilerini ifade etme biçimleri üzerinde çalışılabilir.

Çocuğu arabulucu yapmak neden sorun yaratabilir?

Ebeveynler arasındaki anlaşmazlıklarda çocuğun taraf seçmesi veya iki yetişkin arasındaki iletişimi sağlaması beklenmemelidir.

“Babanı ara ve söyle”, “Annen neden böyle yaptığını sana söyledi mi?” veya “Sen kimin haklı olduğunu düşünüyorsun?” gibi durumlar çocuğu yetişkinler arasındaki ilişkinin içine çekebilir.

Çocuğun ebeveynleri arasındaki sorunları çözmekle sorumlu hissetmesi, yaşına uygun olmayan bir yük üstlenmesine neden olabilir. Ebeveynler arasındaki iletişimin mümkün olduğunca yetişkinler arasında sürdürülmesi çocuğun duygusal güvenliği açısından önemlidir.

Aile içi çatışmalarda güvenlik nasıl değerlendirilir?

Her aile içi tartışma şiddet anlamına gelmez. Ancak çatışmalar sırasında tehdit, fiziksel şiddet, eşyalara zarar verme, kapıyı kilitleme, kişinin hareketini engelleme veya çocuğu korkutacak davranışlar varsa durum farklı şekilde değerlendirilmelidir.

Bu tür durumlarda öncelik iletişim biçimini değiştirmekten önce güvenliğin sağlanmasıdır.

Şiddet veya ciddi tehdit bulunan ilişkilerde aile ya da çift terapisi her zaman ilk başvurulacak yöntem olmayabilir. Güvenlik durumu ve ihtiyaçlar öncelikle değerlendirilmelidir. Acil ve ciddi bir tehlike söz konusu olduğunda 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden destek alınabilir. Sosyal destek ve yönlendirme için ALO 183 Sosyal Destek Hattı da başvurulabilecek kaynaklardan biridir.

Aile içindeki çatışmalar çocuğun davranışlarına yansıyabilir mi?

Çocuğun davranışlarında meydana gelen değişiklikler bazen aile içinde yaşanan ilişkisel sorunlarla birlikte ortaya çıkabilir.

Örneğin daha önce olmayan öfke patlamaları, içe kapanma, okula gitmek istememe, uyku sorunları, kardeşlerle çatışma veya ebeveynlerden ayrılmakta zorlanma gibi değişiklikler gözlemlenebilir.

Bu belirtiler görüldüğünde yalnızca davranışı ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, çocuğun yaşadığı güçlüğün hangi koşullarda ortaya çıktığını anlamak önemlidir.

Çocuğun davranışı; gelişimsel özellikler, okul yaşantısı, akran ilişkileri, ailedeki değişiklikler ve duygusal ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda çocukla bireysel çalışma ve ebeveyn görüşmeleri birlikte yürütülebilir.

Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için Çocuk Terapisinde Ebeveynin Rolü yazısına da göz atabilirsiniz.

Aile içi iletişimde değişim nereden başlayabilir?

Aile içindeki iletişim kalıpları uzun süre içinde oluştuğu için değişim de çoğu zaman tek bir konuşmayla gerçekleşmez. Öncelikle aile içinde tekrar eden çatışmaların ve iletişim biçimlerinin fark edilmesi gerekir.

Şu sorular başlangıç için yol gösterici olabilir:

  • Hangi konular aile içinde daha sık çatışmaya neden oluyor?
  • Tartışmalar genellikle nasıl başlıyor?
  • Bir anlaşmazlık sırasında herkes kendisini ifade edebiliyor mu?
  • Konuşmalar sırasında suçlama, savunma veya geri çekilme sık görülüyor mu?
  • Çocuklar ebeveynler arasındaki çatışmalara dahil oluyor mu?
  • Sorunlar konuşulduktan sonra çözüme ulaşabiliyor mu?
  • Aile üyeleri ihtiyaçlarını ve sınırlarını açıkça ifade edebiliyor mu?

Bu soruların yanıtları, aile içinde hangi iletişim kalıplarının tekrar ettiğini anlamaya yardımcı olabilir.

Aile içinde yaşanan çatışmalar uzun süredir devam ediyor, aynı konular tekrar tekrar gündeme geliyor veya iletişim aile üyelerinin günlük yaşamını etkilemeye başladıysa profesyonel destek değerlendirilebilir.

Aile terapisi sürecinde aile üyelerinin birbirleriyle kurduğu iletişim, çatışma biçimleri ve ilişkisel ihtiyaçları birlikte ele alınır. Çiftler arasındaki iletişim sorunları için ayrıca Çift Terapisinde İletişim Kalıpları yazısına göz atabilirsiniz.

Terapi sürecinde zaman zaman iletişimde zorlanma veya ilerlemenin yavaşladığı dönemler de olabilir. Bu konuya Terapide Direnç ve Duraklama yazısında ayrıca değindim.

Çorlu’daki kliniğimde aile, çift, çocuk ve ergenlerle yürütülen çalışmalarda, başvuru nedeni ve aile üyelerinin ihtiyaçları doğrultusunda uygun görüşme çerçevesi birlikte belirlenir. Daha fazla bilgi için hakkında sayfasına veya iletişim sayfasına ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar

Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır; tanı koymaz, tedavi önermez ve acil müdahalenin yerine geçmez. Klinik karar görüşmede verilir. İlaç yazılmaz. Yakın risk, kendine zarar düşüncesi veya şiddet tehdidi varsa 112'yi arayın. Bu klinik acil servis değildir. Sosyal destek için 183 hattı kullanılabilir.